unuttun sanmıştım

 Sen uykusuzluk nedir bilir misin
Tırnaklarınla yastığını parçaladın mı
Gözlerini tavana dikip
Düşündüğün oldu mu bütün gece
Ve bütün bir gün
Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç?
Gelmeyince
Seni aramayınca
Ölesiye ağladın mı?
Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların
Ona ait ne varsa
Bir bir hatırladın mı

Sen günden güne erimeyi bilir misin
Dev bir ağacın vakarı içinde ölmeyi
Bir teselli aramayı
Issız parklarda, tenha sokaklarda
Ve bütün şehir uyurken uzaklarda
Deli divane yollara düşüp
Yaşlanmış nir köpek gibi
Eskimiş nir gömlek gibi
Atılmışlıgını hissettıgın oldu mu
Sevmekten
günler geceler boyu yürümekten
Elın ayağın yoruldumu

Sen yalnızlığın acısını bilirmisin
Unutulmak bir hançer gibi saplandımı sırtına
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtımı
Bütün gururunu çiğneyip
Sevdiğinin geçtiği yollarda
Bastığı toprakları eğilip öptün mü
sen çaresizlik nedir bilirmisin
Yanan başını
Duvarlara vurup parçalamak geldimi içinden
Sen her gün bin defa öldün mü

Böyleyim diye ayıplama beni
bir gün kendimi
Sonsuzlugun koynuna bırakırsam
yaralı ve yenik bir aker gibi
Darılma
Unutma ki
Her seven isimsiz bir kahramandır
Unutma Ki
İnsan sevebildiği kadar insandır

yalan dünya

dünya ya geç geldik. elimizden bişey gelmiyor o konuda. büyüklerin dediği gibi değil bir deviri kaçırdığımız için değil baya geç geldik yani. yakalayamıyoruz bir türlü.

bu dünyaya geldiğimiz gibi sevilmek için de gelmemişiz bunu da anladık. çok yada  az sevmemiz önemli değil sevilmiycez onu anladık ama kabul edemiyoruz insan doğamız müsade etmiyor buna.

geleceğimiz belirsiz. en az 2 sene de bu şekilde kalacak en azından.

bu dünyada neden kaçarsan o başına geliryor onu da anladık. ne istiyorsanız o olmuyor onu da anladık. orta bir yolu var mı onu da bilmiyoruz şimdilik yaş ilerledikçe onu da öğreniriz.

herkes hakettiği hayatı yaşamıyor, belki de dedikleri gibi herşey bi sınav bu dünya için ama bu hayatta girebileceğiniz en zor sınav.

elinizdekinin değerini bilsenizde o sizin değerinizi bilmedikten sonra onu da kaybetme olasılığınız yüzde yüz. ama siz gene de elinizdekilerin değerini bilin nolur nolmaz.

sizin iyi ya da kötü bi insan ya da akıllı ve ya salak olmanız değil bu söylediklerimin hepsi göreceli şeyler. bi insan sizi salak görürse salaksınızdır kurtuluşunuz yok. onun için ayna da nasıl göründüğünüz önemli değil karşınızdakinin sizi nasıl gördüğü önemli.

yaşım daha genç ama şu dünyadan anladığım menfaat dünyası bu dünya. kim kimden ne kadar menfaat duyuyorsa o derece yaşıyor bu dünya da. emin olun birisinin birinden menfaati yoksa bu dünya da o insanları birlikte göremezsiniz.

ha sen çok mu akıllısın diye soruyoruzsanız bilmiyorum cidden. iyi birisimisin diye soruyorsanız onu da bilmiyorum. menfaatçi misin diye soruyorsanız onu da bilmiyorum siz beni nasıl görüyorsanız ben oyum bu dünya da.

bitti

çok fazla dil bilmiyorum, dünyada kaç dil var onu bile bilmiyorum, şimdiye kadar kaç dil konuşuldu kaç dil konuşulacak onu bile bilmiyorum ama benim gerçekten öğrendiğim ve derdimi anlatabilidiğim tek dilde...! BİTTİ!

karşılıklı

sen sorduklarıma cevap, ne söylediklerime karşılık alabildim! tek korkum, konuşmak!

o kadar işte

Ne kadar seviyorsun desen ? O kadar işte ! Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin...

bowling

111-108

Eğer

Vakti zamanında, bir prens babasına kızmış ve O’na bir uyarı mektubu yazmış: “Eğer 100,000 altınım olursa, bir ordu toplayacağım. Şuraları, şuraları yakıp, yıkacağım. Sonunda ordunu da yenip, seni tahttan indireceğim.” Kral babasının cevabı ise çok kısa olmuş: “Eğer...”

bazı

Bazı Romeo'Lar,Bazı JuLiet'Lerin SevgiLerine KatLanamazLar Büyük marifettir ihanet ; sorumluluk ister. Katakullinin ihtişamı başdöndürücüdür. O’nu aldattıktan sonra şöför mahaline geçer arabayı çalıştırırsın. Artık iş gaza basmaya kalmıştır. Gözlerinde masum bir ifade dudaklarında lakayit ama müstehzi bir telaş direksiyonu kavrayan parmaklarında acemi bir titreyiş kendi kendine “yok birşeyim “ deyiş dikiz aynasından o’nun oracıkta öyle viran öyle korumasız öyle ayakta yıkılıverdiğini görmen “ geri dönsem mi dönemem ki dönsem de asla eskisi gibi olamayız “ diye düşünüşün ve ilk virajı alınca bütün bu yaşanılanları bir çırpıda unutuverişin Ne birlikte keşfedilmiş iskambil oyunları ne bir aşk şiirini dinlerken birbirine tutkuyla yapışıveren gözleriniz ne bir bardak içkiyi paylaşmak ne tektekçi bir şarapevinde ayışığı gibi dikilip içmek ne o’nun odasında garip bir hazla kıvrılıverdiğin yatağı ( ki o seni bir daha orada o şekilde göremeyeceğini bildiğinden o görüntüyü hafızasında tutabilmek için uzun uzun sana bakmıştır da mutlaka ) ne avare dolaşmalar savruluşlar ne de uyanır uyanmaz edilen telefonlar ... Bunların şimdi senin açından hiçbir önemi yoktur. Yan koltukta oturan yeni sevgilinin elini tutarsın uzanıp. Arkaya düşenin içine sis düşer. Arkaya düşenin kurt iner içine. Oysa sen gururlu mutlu ve olabildiğince sakinsindir. Çünkü babayiğit bir hainsindir sen. En kaliteli adiliği yapmış olmanın zafer sarhoşluğuyla “ hoş bir maceraydı eğlenceliydi çok eğlendim ben beni hiç sıkmadı hatta o’ndan bayağı bir şey kaptım o’nunla boş vakitlerimi değerlendirdim “ benzeri iltifat ve hakikat cümleleri kurarsın. Lay lay lom ! Sen şarkılar söylerken Sevdaları güle güle kirlenen kalbi geçmiş olsun!lu hassasiyeti ve gerizekalılığı günaydın!lı olan O güvendiği halde blöfü yemiş ve partidışına itilmiştir. Bazı duygular ehliyetsizdir. Bazı durumlar ruhsatsızdır. Bazı yaradılışlar kimliksizdir. Bazı intiharlar işgal edilmiştir. Bazı fotoğraflar hep tek kişiliktir. Bazı bedenlerde ten velinimettir. Bazı doğum günleri kötü geçer. Bazı aşklar bitmesi için yaşanır. Bazı aşıklar sadakati hiç tatmamışlardır. Bazı Romeo’lar Juliet’leri severler. Yine başka Romeo’lar Juliet’lerini terkederek başka Juliet’lere giderler. Bazı Romeo’lar Juliet’lerinin esiridirler. O halde maçoluğu temsil eden Papaz ( Rua ) ile dişiliği temsil eden Kız ( Dam ) bu denli önemliyse piştide neden genç ve güzel delikanlılar ( Vale ) oyunun kaderini bir anda değiştirirler? Bazı Romeo’lar bazı Juliet’lerin sevgilerine katlanamazlar. Dayanamazlar. Kolay olanı kabullenirler. Yokuşaşağı inerken arabayı boşa alırlar. Benzin harcamazlar. Yaşarken hayatlarını boşa alırlar. Emek harcamazlar. Dudak bükerler omuz silkerler. Bir anlamsızlığını eskizi olarak dolaşırlar. Büyük marifettir ihanet; sorumluluk ister. Gün gelir tüm bedeller ödenir.

Üç Kişiydik!

Üç Kişiydik!
Sen,
Ben
ve Biz!
Birimiz Öldü!
Birimiz Yaşıyor!
Birimiz ise Kayboldu!

Aşk Nedir 2!

aşk dediğin tek kelimedir!
ama seni seviyorum iki kelimedir!
o zaman iki kişinin aralarında geçene aşk denmez!
kısacası aşk tek taraflıdır!

Aşk Nedir!

Aşk; O'nu karşında gördüğün de ruhunda yaşadığın şiddetli depremdir, bedeninde ise bu depremin hissedilmesi elinin kolunun titremesi, başının dönmesidir.

sevmediğim zaman...

Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman...' - Pablo Neruda

iki ihtimal

bu olayda iki ihtimal var!
ya kendisinin sandı,
ya da bilerek aldı...
kendi adaletini kendisi sağlamaya çalıştı...

gidişin

"Takvimlerden tek bir yaprak bile koparmadım, gidişinin üzerinden günler geçer diye…”

...

sen orda ben burda, sen umursamaz ben düşünceli

sayfa

bir sayfayı kapatmak
sanal bir sayfayı kapatmak
insana ne kadar zor gelebilir
o sayfayı kapatmak
kapatan insanı yeni bir güne daha güçlü hazırlayabilir
belki
belki de o sayfayı kapatmak sonsuzluğa atılan ilk adımdır.

belki bana kızacaksın!

belki!

Tecrübe

"Tecrübe insanın başına gelen şey değildir. Başına geldiği zaman onunla ne yaptığıdır."

Bu!

bu ne senden ilk kaçısım ne de ilk düşüşün yüreğime
ne bu serden son geçişim ne de son küsüşüm kaderime

Atalet!

Bir şeyi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz.
Onu niçin yapmanız gerektiğini biliyorsunuz.
İsterseniz nasıl yapacağınızı biliyorsunuz.
Yapmamakla neler kaybettiğinizi ve
yaparsanız neler kazanacağınızı biliyorsunuz.
Ama yine de hiçbir şey yapmıyorsunuz.
Sizi durduran nedir?
Atalet!

hep aynı soru

herkes soruyor
herkes kendince cevaplıyor
gidecek misin? kalacak mısın?
ne yapacaksın?
nasıl bir duruşum varsa artık
sen bişeyler yaparsın diyorlar
ama bilmiyorum ne yapacağımı
bişey yapmak istiyor muyum?
istiyorum
ama
o boşlukla, boşlukta!
ne yaparsam yapayım
unutmak için yapacağım

Üniforma

"Zenginlerin böyle tuhaf bir yanı vardır Filipina. Yoksulluğun üzerini üniformalarla örterler. Sanırım birinin kendilerine kölelik etmesi fikri rahatsız ediyor onları. O yüzden bir insandan başka bir şeye benzetmeye çalışıyorlar hizmetkarları. Üniformalar bu işe yarar, sakın unutma bunu ve asla bir üniforma giyme."
 Ece Temelkuran - Muz Sesleri - Sayfa 22, Paragraf 4

kör oldum

sizin hiç babanız öldü mü?
benim bir kere öldü kör oldum
yıkadılar aldılar götürdüler
babamdan ummazdım bunu kör oldum
siz hiç hamama gittiniz mi?
ben gittim lambanın biri söndü
gözümün biri söndü kör oldum
tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
şöylelemesine maviydi kör oldum
taşlara gelince hamam taşlarına
taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
taşlarda yüzümün yarısını gördüm
bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
yüzümden ummazdım bunu kör oldum
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

gerçek

Woo-jin Lee: You want to torture me, but I can simply kill myself first. Do you want revenge, or do you want the truth?

Bana işkence etmek istiyorsun ama kendimi senden önce öldüreceğimi söylüyorum. İntikam peşinde misin, yoksa gerçeğin peşinde mi?

kaçmak

en iyiler genellikle
intihar ederler
sadece kaçmak için
ve o geride kalanlar
asla tam olarak anlayamazlar
neden biri
onlardan kaçmak istesin ki..!

oyun

karşınızda ki insanla anlaşamadığınız zaman bu onun salak sizin ileri zeka bi insan olduğunuza ya da sizin salak onun ileri zeka olduğunu göstermez.

bir oyun yüzünden senden bişey olmaz diyerek bir insan hakkında genel bi kanıya varılamaz.

biz onu küçükken yapardık ya da bize yaparlardı, o oyunda başarısız olduğumuz zaman "salak" diye bağırılırdı. ama noldu büyüdük, istemesekte bu duruma gelmeyi ayaklarımız üzerinde durmayı başardık.

Oyun, eğlencedir, eğlenceliktir bunu bu şekilde kabul edip zevk almak varken olimpiyatlarda 100 metre finalindeymiş gibi havaya girip karşındakini küşümsemek niye!

neyse!

Her neyse işte özledim seni o kadar...

Redd - Her Neyse by ridvanunal

Biraz gevşetebilsem göğüs kafesimi
Dokunup durdurabilsem attığın yeri
Boşalttığın yere ne koyduysam dolmuyor
Dakka başı bir off içimden hiç eksik olmuyor

Her neyse işte özledim seni o kadar...

Boş düşünce balonu başımın tam üstünde
Bir şey yazmaz oldu senden sonra içinde
Boşalttığın yere ne koyduysam dolmuyor
Koşmak istesem de sana hayat beni geri çekiyor

Her neyse işte özledim seni o kadar...

Bir şiir olamadım kafiyene uyamadım
Sen kaçtın ben kelime bulup seni tutamadım
Boşalttığın yere ne koyduysam dolmuyor
Dakka başı bir off içimden hiç eksik olmuyor

Her neyse işte özledim seni
Her neyse işte böylesi hayat nereye kadar...

Her Neyse!

Türkiye'de istanbul ne ise
istanbul'da gece ne ise
gecede yürümek ne ise,
yürürken düşünmek ne ise,
seni unutamamacasına düşünmek ne ise,
unutamamanın anlamı ne ise,
seni sevmek ne ise,
saklayayımmı yok söyleyeyim derken
birden aşka düşmek ne ise.
herneyse...

Nerdesin

Nerdesin gülen yüzüm.!
gözyaşım!
duygum!
mantığım!
Nerdesin Sevdiğim!

En candan arkadaşım ruhumu saran gece

O gözler bana eskisinden yabancı
Gönlümdeki bu sevda hiç dinmeyen bir acı
Ruhumun kederinden gözlerim yaşla doldu
İnliyorum derinden bana bilmem ne oldu...
En candan arkadaşım ruhumu saran gece
Ben kime bağlanmışım ağlıyorum gizlice
Kimsesiz karanlıklar derdime şifa verin
Kalbimde ki yaralar daha çok daha derin

stop crying your heart out

stop crying your heart out

Sen Uyu!

Sen uyu, sen gez, eğlen, gül, mutlu ol, sevin, sev, sevil, bütün güzek şeyleri yap ya da senin için yapılsın.

yıllar sonra seni gördüğümde ya da duyduğumda yukarıda yazdığım herşey senin için gerçekleşsin ya da gerçekleşecek olsun.

Yeter ki hayat senin için şu andan itibaren güzel olsun, yaşamak sana zevk versin!

Çünkü, bugün şunu anladım sensiz herşey benim için hep eksik olcak her gün, her an!

Yanlış anlama!

Ne yapıyorsan senin için yapıyorum!
Bu şeyleri buraya yazıyorsam senin için yazıyorum!
Başkasını sevmek istiyorsam senin için yapıyorum!
Senden uzak duruyorsam senin iyiliğin için yapıyorum!
Ne yapıyorsan senin için yaptığımı sanıyorum!
Kısaca ne yapıyorsam!
Senin İçin yapıyorum!
Çünkü!
Seni seviyorum!


İçtiğim hiç bir gece bitmesin istiyorum!

ne yapmalı peki?

Söylenecek söz kalmadığında, atacak adım kalmadığınde bir insan ne yapar.

İnsanlar saçma sapan işlerle uğraşırken, günler saçma sapan işlerle geçip giderken bir insan ne yapar.

Mutluluğun formülü çok açıkken, o formülü unutan insan ne yapar.

"oh be hayatım yendim" dedikten sonra aslında geride olduğunu farkeden insan ne yapar.

birisine aşık olan ve onu unutamayan insan unutmak için neler yapmaz.

okul, ev, arkadaşlar, aşk, mutluluk, kafa karışıklığı arasında kalan bir insan ne yapar.

hayattan, insanlardan, konuşmaktan korkan insan ne yapar.

hiç bi bok yapmak oturur pc başına açar blogunu bunları yazar, bunları atlatmak, unutmak, geçmek için hiç bi bok yapmaz.

ne yapmalı peki?

Duman



Benim bu derdim
Ne yağan yağmurda
Ne yalancı sonbaharda
Ne bomboş sokaklarda
Kırılmış her yanım
Kaybolur zamanda saçlarında
Gözlerim sokaklarda
Sebebi isyan aşka

İçim yanar içim kanarda
İSYAN!
Geriye bir avuç Yalan
Beni bu derde
Sen attında
Gittin ya kafamı DUMAN!

seni hayal etmeme izin vermen!

seni hayal etmeme izin vermen ne kadar kötü bir his bir bilsen. bir anlasan beni, o zaman senden istediklerimi hiç düşünmeden yaparsın. zor gelir yapmak ama yapman gerektiğini bilirsin ve yaparsın. seni hayal etmek benim için zor değil

isminde
sesinde
numaralarda
kitaplarda
tarihlerde
gecelerde
gündüzlerde
sevdiğim herşeyde
nefret ettiğim herşeyde
ders çalışırken
boş boş otururken
film izlerken
maç izlerken
konuşurken
susarken
saçının her teline dokunuşumu hissedişimde seni hayal ediyorum. Bunlarla seni hayal etmek zor değil, çünkü istiyorum, bırakamıyorum seni bırakmak istemiyorum, hep içimde ol istiyorum her zaman içimde ol, her yerde içimde ol. işte bunlar için izin vermemelisin bana, hayal etmeme!

yorgunum!

bir insanı seversiniz, bana göre sevgi tek taraflıdır bunun nedeni benim için hiç sevgi görememem olabilir ama genede tek taraflıdır birisi her zaman daha fazla sever ve o her zaman terk edilen taraftır.

ve terk etme nedeni size öyle saçma gelirki yediremezsiniz onurunuza, duruşunuza, benliğinize ama bu böyledir.

gider, düşünür belki sizi ama genede gider.

unutamazsınız ne zaman ehliyetinize el konulmasına gerek duyulacak promil sınırını geçseniz aklınıza gelir ve resmine bakarsınız.

yorgunum artık aşktan!

Sizi aşka inandıran aşk, öldü.


Halil Sezai benzeri diğer sanatçıları Myspace Müzik 'de bulun


İster at, ister anla!
İster sonradan vur.
Kaçınca, kırlangıçları dinledim
Yaşarken, yaşatırken
uyan! uyan!

Sizi aşka inandıran aşk, öldü!
öldü de gömüldü!
Acayip şeyler oldu
Çözüldü, karıştı bişeylere...

http://www.myspace.com/halilsezai

Shape of my hart


Biliyorum ki maçalar bir askerin kılıçları
Biliyorum ki sinekler savaşın silahları
Biliyorum ki karolar bu sanat için para anlamına geliyor
Ama hiçbiri kalbimin şekli değil

Sen olsaydın....

sen olsaydın herşey daha kolay olacak gibi geliyor. senolmadan yaptığım herşey eksik kalacak gibi....bilmiyorum. çok gençiz daha ortalama bir hesap yaparsak önümüzde yaşanmamız yüzde 66.6 lık bir yer var gibi. biliyorum yaşadığım yüzde 33.3 eksik kalacak yerde yüzde 0.1. hep eksik kalacak yer. ne yaparsam yapayım eksik olacak yer. hayatımın hiç bir döneminde dolmayacak o inanılmaz küçük oran. puzzle'ın en önemli parşası son parçasıdır. işte sen "son parçasın". bununla yaşamak zorundayım buna katlanmak zorundayım. unutuyorum o parçayı zaman zaman ama o bir yolunu bulup geliyor bi yerlerden çıkıyor. izlediğim filmde, dinlediğim müzikte, okuduğum kitapta, bende ki o eksiklik çıkıyor ortaya.

biliyorum şu an uyuyorsun, belki okuyacaksın burayı, okuma ihtimalin var bu siteyi ilk sana göstermiştim tek sana göstermiştim. eğer gün gelir düşük bir ihtimal olsada burayı okursan yüzde 100.1'lik bir hayat yaşadığını bil.